2 Haziran 2010 Çarşamba

Seviyorum



Seviyorum ben ayı. dolunayı hilali...
Her halini seviyorum ayın...Herşeyi seviyorum..
Hayatı seviyorum......

18 Mayıs 2010 Salı

HAHOOO

"SAZAN" YAZIP 1907 YE GÖNDER, ŞAMPİYON OLDUK DEYİP SAHAYA İNSİNLER :)))

16 Mayıs 2010 Pazar

Dünya turum başlıyoooo






Bugün tüm gazetelerde ve dün tüm gün internet sayfalarının baş köşelerine yerleşmişti bu haber. Hangi haber?
''16 Yaşındaki kız tek başına tekneyle dünyayı turladı. 210 günde ve en genç kaptan unvanını aldı''

Falan filan. Ya aslında bende turlayacaktım ama henüz tekne kullanmayı bilmediğim için ve bir teknem olmadığı için 'Henüz' Turlayamadım da.=)) Hani hep denir ya ne var ne var benim olsa bende yaparım peeh bebek işi peh peh (=
Merak ediyorum. acaba ne yedi ne içti? hep mi balık yedi? geceleri ne yaptı? salakmıydı? derdi neydi? okulu asmaktan mutlumuydu? geceleri korktumu? banyo yaptımı. =)) hahooo
merak edenlere işte resim galerisi hemide pembe renkli yatıyla.


Pempee teknelii kızııın dünya turuu

9 Nisan 2010 Cuma

Artık benimde bir gökkuşağım vaaar!



Önce çok boğucu olur herşey. Gözüne kötü görünür bir süre boyunca pek çok şey.
Bulanıklaşır, kararır, koyu bir maviliğe, lacivertimsiliğe bürünür herşey.
Sonra başlar birbirinden celalli gökgürültüleri! İşte o zaman zannederki insan bir küçük kıyamet kopmakta(!?) Ardından Rabbim yağmuru bahşeder. Rahmet yağdırır. Bereket verir. Toprağın o mis gibi kokusunu verir. çer çöp herşeyi siler süpürür Rahmet Deryası. Esas muhteşemlik yağmurdan sonra güneşin açmasıdır. Pencereler açılır o tertemiz toprak kokulu hava derin nefesler alınarak içe çekilir. Gel gör ki o çıkan Gökkuşağı Seni senden alır! Rabbim bu kadar mı güzel, bu kadar mı kusursuz olur? İnsanlar renkleri nelerden çalmışlar belli oluyor :-)

Şunu da unutmamak lazım ''Ancak yağmurdan sonra gökkuşağı çıkar!''

2 Nisan 2010 Cuma

Bahar Geldii




Tatlı bir meltem eser ötelerden. Rüzgar yüzümü okşar. Seviyorum ben rüzgarı. Denizi, maviliğini, berraklığını, pırıltısını, parıltısını. Denizin kokusunu çekiyorum içime amaçlıca ;) Yer mavi, gök mavi. Ne kadar tatlı bir mavilik bu Allahım! Geldi bahar. Ama gidici görünüyor :) Evet evet kesin bu gidici. Gitme yaa. Ne güzelde anlaşıyorduk. Bahar kolaydır. Üşürsen eğer üstüne hafif kalın bişeyler alıverirsin. Ve geçer üşümen. Yada bırak üşü boşver. Kalıcı değil ki zaten!
Bak ne kadar da güzel parlıyor.

28 Mart 2010 Pazar

Ne güzeldir bazen sessizliğin sesi.


Bomboş heryer. Hertaraf sessiz, ıssız... 
Bir sabah vakti. Yürüyorsun derin düşüncelere dalarak.
Bakınıyorsun etrafa. Kaldırımda Kollarımı yana açarak yürümek istiyor canım.
Zıp zıp zıplamak, tek ayak üzerinde koşmak.
Sessiz ve Issız..
Ya arasam bulamam, Bulsam arayamam.
Türli fikirler geçiyor cânım akıldan.
Konuşuyoruz zamanın kısalığından.
İnsanların Bir öküzün trene bakar gibi nasıl baktıklarından!!!
Garip diyor dudak kıvırıp geçiyoruz =)
Sessiz ve Issız.
Ya hakikaten bazan insan görmekten mide bulanır.
Çevre kirliliğinden,araba sesinden, kornadan, boşboğazlardan.
Pis boğazlardan, pis nefislerden, doyumsuzuktan!!!

Şaka gibi ama kimse yok. Ama nefis bir şaka. 
Sevdim ben bunuuu! =)

Zaman önümüzde aynen böyle uzundan inceye.
Ufukta bir çizgi var sanki.
Sanki değil dostum! Evet var gerçekten.
Bak ne kaldı. Giden zaman gelmiyor.
Yürüyoruz, yürüyoruz.
Ve her seferinde gençliğime sonsuuuz şükrediyorum.

1 Mart 2010 Pazartesi

Geçti hayal gibi...

 
 

Bir özlem var içimde sokakda ip atlayan,  taş sektiren
o çocuğa bir özlem var içimde.. 
Hani uçurtmasına selamlarını sevgilerini yükleyip kuşlarla yarıştırdığı deliler gibi
ipini, elinde tutup çılgınca koşan, hani içi özgürlük dolu
deniz kenarında koşarken; suratıyla dövdüğü rüzgara attığı kahkaha...
o çocuğa özlem var içimde...
Geçti işte. Şimdi istesekde gidemeyiz.
Bir hayal gibi. aynen Resmimde olduğu gibi Rüzgar gibi Hafif bulanık, sisli
biraz da puslu...
Nasıl tasasız oluyorduk. dünya bi tarafa oyuncaklarımız bi tarafa
Bir kitap sayfası gibi çevirdik geçti. 
Çeviriyoruz hayatın sayfalarını parmaklarımızla...
Dereler aştık tepeler geçtik ışıkların altında yürüdük.
Kaldırımlarda tek ayak üstünde  durduk. zıpladık.
Ama hep çocuk yanımız yanımız bizimle kaldı.
Biz onu bıraktık amao bi yanımıza yapıştı, ve bırakmıyor :)