anılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2018 Pazar

Amasya




Ve Amasya. Geldik mi bu şehre. Geldik. Ama önce bir sor bakalım gelmek istedik mi, isteyerek mi geldik, gönül rızasıyla mı geldik. 
Geldik ama nasıl geldik :)) 
Şaka bir yana elhamdulillah herşey için. 

Burası aslında gerçekten çok güzel bir şehir. Çok özel bir şehir. 
Etrafı dağlar ile kaplı Amasya’nın. Gerçekten 4 tarafı birden. Fakat çok güzel bir yeşil ırmağı var. Ve herşeyden öte insanı çok nazik ve hoş. Şimdiye kadar hiç nahoş bir durum ile karşılaşmadık elhamdulillah. Ve tabiki kendime göre bir çevrem oldu.  Ve Allah’a hadsiz şükürler olsun Nasibimize güzel insanlar düşürsün hep.
Çok fazla tarihi cami var. tarihi doku kendini sehre girdiğiniz an hissettiriyor.
sonbahara girmek üzereyken taşındık ve maşallah çok yağmur yağıyor öyle kar falan yağmıyor. Toprağı inanılmaz bereketli. Açıkçası toprağın böyle verimli olması beni pek şaşırttı.
Mersin Adana Hatay bizim oralar maşallah çok bereketlidir burada ki pazara gidince maşallah yetişmeyen meyve sebze yok gibi :) bu çok iyi cidden. Ankara ve Bartın'dan sonra ilaç gibi geldi bize. Malum Ankara'yı biliyorsunuz. Hem pahalı hemde bir çok şey dışarıdan geliyor. Lezzetli almak isterseniz paraya kıyacaksınız :)

Birde burada sadece yerli Amasyalı yok. Sivaslı tokatlı Çorumlu ve çok fazla Samsun ve Artvinli var. Çorum'a Tokat'a 1 saat arası. Samsun'a ise 1,5 saat civarı.
Sağlık sektörü biraz sıkıntı malesef. Bir tane hastane var çok fazla sıra var ve hınca hınç dolu. Randevu için gün bulamıyorsunuz günlerce düşünün o kadar dolu :(
Allah düşürmesin. Muhtaç etmesin İnşaAllah.
Neyse biz yine de güzellikleri düşünüp mest olalım. Şimdi açıkçası ben bura Hakkında çok fazla şey bilmiyorum henüz. Sadece size çektiğim fotoğrafları atayım da yolunuz düşerse uğrayım meşhur semaverde çayını için Amasya'nın.
Ha unutmadan Irmak kenarı boyunca birbirinden lüks şık ve birbiriyle rekabet halinde olan cafeler restoranlar var. Çok fazla turist geldiği için hepsi rekabet halinde :)







10 Mayıs 2011 Salı

İnsanın ne olacağı küçükken belli olabilir.(mi?)



Üç beş yeni foto çektim. 
Ve akabinde uzun süredir yazmak istediğim bir konu vardı. Nihayet onu dile getirmek istiyorum. Ortaokul döneminde sınıfımızda bir kız vardı. Dört yada beş kardeşlerdi. tam hatırlamıyorum. kendisi evin en küçüğüydü. Bunun ablaları abisi ateist, din tanımayan umarsız kişilikli şahıslardı. Ve bu kızda o zamandan aynı onların yolundan giden bir değişik tipdi.Benim hiç bir zaman sorumun olmadı, iyi anlaşırdım. ben herkesle iyi anlaşırım. bir kavgamız  problemimiz olmadı hiç bir zaman. Hatta ben o yaşlarda dilim döndüğünce birşeyler anlatmaya çalışırdım. bir keresinde yurtdışındaki akrabalarının gelirken domuz eti getirdiğinden ve kendisinde ondan yediğinden bahsetmişti. bunu bize anlatırken, başka bir arkadaş '' kızım çok iğrençsiniz onu yemek çok günaah'' demişti. buda ''naapim ben çok açtım yedim'' deyip baya bir gülmüştü. bense sadece bakakaldım. ve çok sinirlenip orayı terk ettim. dakikalarca midem ağzıma gelmiş ve çok hiddetlenmiştim. o zaman araya çok soğukluk girmişti. ve bu kızın geleceğinin hiçte iyi olmayacağı hissi sarmıştı beni. ki biz o zaman 12-13 yaşlarındayız. ve aradan 10 yıl geçti. geçen sene,facem daha vardı o zamanlar, bu kızın face'ine bir göz atmıştım. Ve gerçekten balığın baştan koktuğunu o zaman daha iyi anladım. dini inanç kısmına aynen şöyle yazmış ''kandırmıyorum kendimi''...
 
 
Yazık sana be arkadaşım. 
Gerçekten çook yazık.
Face kullanmıyorum uzuun süredir. acaba kimbilir şimdi ne hallerdesin.
Ve acaba sen şimdi kendini nelerle kandırıyorsun.??
 
 
 Rabbim kimseyi sapıtmasın, kimseyi nefsinin oyuncağı etmesin...