Dünya hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2015 Pazar

Bartın

Merhaba! 
11 ay oldu Türkiye'ye geleli. Ve 1 ay oldu bartınlı olalı. evet Bartın'a taşındık. 
Öncelikle 11 ay öncesine dönersek 4 uçak değiştirerek geldik. Mola vererek geldiğimiz için 3 gün sürdü. :) ama şükür Kavuştuk ülkeme. Genelde ordan gelenler ah vah ederlermiş keşke bi daha gitsek derlermiş. Fakat ben şimdiye kadar öyle bişey demedim. Diyeceğimi de sanmıyorum. Sadece bi kaç bişeyi bazen ciddi özlüyorum. Mesela insana olan saygıyı. Mesela kılık kıyafete karışılmamasını..., gibi. 
Türkiye'de ki enn çok sevindiğim şeylerden birisi helal gıda platformunun giderek fazlalaşması oldu. Gimdes büyümüş. Helal sertifika alan firmalar çoğalmış. TSE de veriyor fakat ben çok güvenmiyorum ona. Bi durumlarıma göre Avrupa standartlarına göre değerlendiriyormuş ve %3 oranında alkole izin veriyorlarmış. Bunu daha geniş araştıracağım ama. 
Gelelim Bartın'a. Küçük ve Şirin bir şehir. Nüfusu 100bin bile değil. Bi tane caddesi var. Bi çarşısı var. :) bi tane ortadan geçen kemer köprü var. Bartın Çayı var. Ve deniz sadece 15 km uzakta. :) 
Adını Çokça duyduğumuz Amasra'da. Henüz gitmedik tabiki. Ama gidicem emin olun :) (yani inşaallah). Bartın insanını henüz anlamış Değilim. 1 Ay'ı geçti ben buraya taşına. Henüz apartmandan kimse gelmedi. Sadece bir tane yan komşu bi kaç kere kapımı tıklayıp bi ihtiyacın var mı dedi Sağolsun. Insanları sanırım biraz soğuk. Aman neyse ney. Burası Batı Karadeniz. Sonuçta karadeniz dimi? Hep Karadeniz'e gelenek gezmek isterdim. Rabbim bizi burlara yolladı. Kısmetimiz nasibimiz buralardaymış. :) 
Pek dışarı çıkmadım geldiğimden beri. Malum daha havalar soğuk. Ve Bilal bey daha önce çok hastalandığı için aman hastalanmasın diye dışarı çıkamıyorum. Sadece arada bir Güneş çıkınca hemen fırlıyoruz dışarı. Kendisi benden önce çıkıyor. Yeter ki dışarı çıkalım mı oğlum diyim. Hemen koşup paltosunu elime veriyor. :)
Umarım daha güzel Fotoğraflar çekebilirim. Aylar oldu. Fotoğraf makinemi elime almadım. 






15 Ocak 2011 Cumartesi

Seçmeler...

                                 Dalga olup çarpıyorum hırçınca!
                                 Zamanla yarışıyorum delice,
                              Bir yandan süzüyorum. bir yandan süzülüyorum...


Günlerdir, hatta aylardır, ay şu gün yazayım dur bugün yazayım, tamam akşam şunu  yazayım..... bir türlü nasip olmuyor yahuu. Ben zamanın hızına yetişemiyorum kii.!
Kısacası  vat ken ay duuu?*(bknz: what can i do)
Sanki o kaçıyor ben sürekli onu ha yakaladım ha yakalayacağım tarzında bir oyun oynuyoruz. Doğru kelime 'zamanla yariş' evet evet yarış yapıyorum ben. ipi bazan ben göğüslüyorum bazen de o :)  (çaktırmayın yenmesine izin verdiğim oluyor :)) 

Bir şeyden emin oldum artık. Benin plan yapmadan giriştiğim işlerim daha başarılı oluyor. Yani mesela bir şeyi enine boyuna tartıyorum, ölçüyorum, biçiyorum hatta kesiyorum. Aman Allahım birde bakıyorum fiyasko! Amaa benim hoopp olarak giriştiğim işler fiyuuu fiyuu çok başarılıydınız oluyor ;-)) 
Yani bu küçüklüğümden beri böyleydi galiba. kafa patlattığım yazılılar berbattı. bir gün öncesinden acelece çalıştığım ders müthişti.(zaten hep son gece çalışmazmıydım ;-) )


Dilime  takılmış bu aralar şu sözcükler. Her yere yazıp duruyorum;

Bu hayat plan yapmaya değmiyor! Kendini çok dünyaya kaptırma, anı yaşa!
Zira sonra hüsrana uğrarsın.