9 Nisan 2010 Cuma

Artık benimde bir gökkuşağım vaaar!



Önce çok boğucu olur herşey. Gözüne kötü görünür bir süre boyunca pek çok şey.
Bulanıklaşır, kararır, koyu bir maviliğe, lacivertimsiliğe bürünür herşey.
Sonra başlar birbirinden celalli gökgürültüleri! İşte o zaman zannederki insan bir küçük kıyamet kopmakta(!?) Ardından Rabbim yağmuru bahşeder. Rahmet yağdırır. Bereket verir. Toprağın o mis gibi kokusunu verir. çer çöp herşeyi siler süpürür Rahmet Deryası. Esas muhteşemlik yağmurdan sonra güneşin açmasıdır. Pencereler açılır o tertemiz toprak kokulu hava derin nefesler alınarak içe çekilir. Gel gör ki o çıkan Gökkuşağı Seni senden alır! Rabbim bu kadar mı güzel, bu kadar mı kusursuz olur? İnsanlar renkleri nelerden çalmışlar belli oluyor :-)

Şunu da unutmamak lazım ''Ancak yağmurdan sonra gökkuşağı çıkar!''

2 Nisan 2010 Cuma

Bahar Geldii




Tatlı bir meltem eser ötelerden. Rüzgar yüzümü okşar. Seviyorum ben rüzgarı. Denizi, maviliğini, berraklığını, pırıltısını, parıltısını. Denizin kokusunu çekiyorum içime amaçlıca ;) Yer mavi, gök mavi. Ne kadar tatlı bir mavilik bu Allahım! Geldi bahar. Ama gidici görünüyor :) Evet evet kesin bu gidici. Gitme yaa. Ne güzelde anlaşıyorduk. Bahar kolaydır. Üşürsen eğer üstüne hafif kalın bişeyler alıverirsin. Ve geçer üşümen. Yada bırak üşü boşver. Kalıcı değil ki zaten!
Bak ne kadar da güzel parlıyor.

28 Mart 2010 Pazar

Ne güzeldir bazen sessizliğin sesi.


Bomboş heryer. Hertaraf sessiz, ıssız... 
Bir sabah vakti. Yürüyorsun derin düşüncelere dalarak.
Bakınıyorsun etrafa. Kaldırımda Kollarımı yana açarak yürümek istiyor canım.
Zıp zıp zıplamak, tek ayak üzerinde koşmak.
Sessiz ve Issız..
Ya arasam bulamam, Bulsam arayamam.
Türli fikirler geçiyor cânım akıldan.
Konuşuyoruz zamanın kısalığından.
İnsanların Bir öküzün trene bakar gibi nasıl baktıklarından!!!
Garip diyor dudak kıvırıp geçiyoruz =)
Sessiz ve Issız.
Ya hakikaten bazan insan görmekten mide bulanır.
Çevre kirliliğinden,araba sesinden, kornadan, boşboğazlardan.
Pis boğazlardan, pis nefislerden, doyumsuzuktan!!!

Şaka gibi ama kimse yok. Ama nefis bir şaka. 
Sevdim ben bunuuu! =)

Zaman önümüzde aynen böyle uzundan inceye.
Ufukta bir çizgi var sanki.
Sanki değil dostum! Evet var gerçekten.
Bak ne kaldı. Giden zaman gelmiyor.
Yürüyoruz, yürüyoruz.
Ve her seferinde gençliğime sonsuuuz şükrediyorum.

1 Mart 2010 Pazartesi

Geçti hayal gibi...

 
 

Bir özlem var içimde sokakda ip atlayan,  taş sektiren
o çocuğa bir özlem var içimde.. 
Hani uçurtmasına selamlarını sevgilerini yükleyip kuşlarla yarıştırdığı deliler gibi
ipini, elinde tutup çılgınca koşan, hani içi özgürlük dolu
deniz kenarında koşarken; suratıyla dövdüğü rüzgara attığı kahkaha...
o çocuğa özlem var içimde...
Geçti işte. Şimdi istesekde gidemeyiz.
Bir hayal gibi. aynen Resmimde olduğu gibi Rüzgar gibi Hafif bulanık, sisli
biraz da puslu...
Nasıl tasasız oluyorduk. dünya bi tarafa oyuncaklarımız bi tarafa
Bir kitap sayfası gibi çevirdik geçti. 
Çeviriyoruz hayatın sayfalarını parmaklarımızla...
Dereler aştık tepeler geçtik ışıkların altında yürüdük.
Kaldırımlarda tek ayak üstünde  durduk. zıpladık.
Ama hep çocuk yanımız yanımız bizimle kaldı.
Biz onu bıraktık amao bi yanımıza yapıştı, ve bırakmıyor :)



25 Şubat 2010 Perşembe

Uçurumun Kenarındayım Hızır



Uçurumun kenarındayım hızır
Bir dilber kalesinin burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avucunda
Derin yar Adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda

Uçurumun kenarındayım hızır
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni ha itecek

Uçurumun kenarındayım hızır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gözleri bir ret, bir davet
Gülce uzak uzak dolanır
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce semavi bir afet
Uçurumun kenarındayım hızır
Gülce bir beyaz sihir
Canıma bedel bir haz
Nur 
Nar ve nurdan bir zehir
Gülce araf'ta infaz
Bir tek bakışıyla suyum ısınır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır

Uçurumun kenarındayım hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Cahil cesaretimi alem tanır
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetül arz'dan
Deccal'dan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum gülce'den
Ödüm patlıyor gülce'ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum

Uçurumun kenarındayım hızır
Bir dilber kalesinin burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avucunda
Derin yar Adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda


10 Şubat 2010 Çarşamba

Today is my birthday :))

 
Yeah! Today is my birthday :)
 
Görüntüsü biraz bozulmuş. aman bişicikler olmaz canım.
Pastadan hiç haberim yoktu sürpriz oldu aslında. 
daha çok ben bugün boyu aşağıdaki işlerle uğraştım ;))
  
bakmayın böyle minnik göründüğüne amma uğraştırdı.
Ama ecayip lezzetliydi haa;)
Birde peynirli patatesli pufff böreği vardı :))
Ama görüntüsü pek hoş olmadığı için onu koymiyacağım.
Ya biz uğraşırken işte hayat da geçiyor gidiyor. 
Tutabilene Aşk olsun ;-))
Rabbim hayırla geçirmek nasip etsin! :))

7 Şubat 2010 Pazar

Elif Olmak

Çekim: seyyahhatun...


Elif olmak zordur
Çünkü elif olmak
Yuvarlak bir dünyada dik durmanın
Dik ve önde
Belki acıyla
Ama vazgeçmeden durmanın
Dünya ne kadar dönerse dönsün
Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak
       Mevlana İdris...

Bizde dilemişiz Elif olmayı bir vakt-i seherde. 
Çok zor imiş Elif olmak, elif gibi ayakta dimdik durabilmek!!!...